|

Perşembe, Haziran 29, 2006

Eternal Sunshine of The Spotless Mind

Günlüğüme bu aralar epey bir ara verdim. Yazacaklarım çok ama kelimelere dökecek zaman yok. Suçu zamana atayım bende sıyrılayım. Kimi zaman çok mutlu kimi zaman üzgün çoğu zaman rutin monotonlukta devam ediyor hayat. Kurslarda bitti. Yeni farklı bir kurs bulmak lazım. Tiyatro kursuna gitsem mi ki. “Ölümü demek benim evet dememe bağlı.Öyleyse Evet.Nha ha ha ha”… Kurslarda bitince arkadaşlarla görüşmeler başladı. Her hafta piknik olmuyor oda bir müddet sonra sıkıyor. Şehir içi aktiviteler de sınırlı. Bir gün sinemanın önüne geldik hadi seçelim birine gidelim. Daha öncede yazmıştım sinema sevmediğimi. Sevmiyorum iki saat boyunca karanlık bir odada oturup birşeyleri seyretmeyi. Beğenebileceğim film bulmak zordur. Genelde duygusal komedi türlerini severim. Hem güldüren hem ağlatan. Bilmiyorum ben mi tuhafım ama sinema seyretmektense su sesini dinleyip rahatlayabileceğim yerlerde zamanımı geçirmeyi yeğlerim.

Bu kadar laf kalabalığı yaptıktan sonra geçenlerde izlediğim sinema ya gelelim. “Eternal Sunshine of the Spotless Mind” Film 2004 yılının ama Turkiye’ye niye geç geldi bilmiyorum. Her ne kadar filmi ilk yarıda sıkıcı bulduysamda ikinci yarıda taşlar yerine oturdukça ve bende olayı anladıkça film hoşuma gitmeye başladı. Olayın kahramanı iki sevgili. Her ilişkide olduğu gibi cicim aylarından sonra acı, mutsuzluk yaşamaya başlanınca sevgililerden biri sevdiğini hafızasından silmeye karar verir. Hafızadan silindiğini öğrenen diğer sevgilide acı çeker ve hafızasından silmeye karar verir. Bu sildirme esnasında pişman olur ve sevgilisinin beyninden silinmesini engellemek için hafızalarında başka yerlerde saklamaya çalışır. Ama nafile sevgilisi hafızasından tamamen silinir. Fakat bir tren yolculuğu esnasında yine tanışıp aşık olurlar. İlişki sil baştan yine başlar. Fakat hafıza sildirme kliniğinde çalışan sekreterde doktoruyla yaşadığı yasak aşkını hafızasından sildirdiğini öğrendikten sonra tüm kayıtları tek tek hafızasını sildirenlerin adresine dağıtır. Herhalde filmin konusu “Sevdiğin kişiyi hafızandan silsen de aşkını silemezsin” olsa gerek.

|

Cuma, Mayıs 12, 2006

Bebis


BEBIS


1 Mayısta hala oldum halaaaa.. Ailenin ilk torunu ve ilk yeğeni minik bebiş herkese neşe getirdi. Doğduğundan beri elden ele geziyor. Mini minnacık incinir diye her ne kadar korksakta kucağa alıp sevmeden duramıyoruz. Pek uslu maşallah. Öyle zır zır ağlayıpta milleti rahatsız edeyim demiyor:) Aç olduğu zaman mırıldanıyor sadece. Arkadaşlar bazen görüşelim diye çağırıyorlar hepsini geri çeviriyorum yeğen sevecem diye. Bi müddet böyle... Randevü defterimde sadece yeğenim var artık. Kimse alınıp gücenmesin:)

|

Pazartesi, Nisan 17, 2006

Uzun zamandır birşeyler yazmadım bloğuma. Artık bu sessizliği bugünlük bozayım. Geçenlerde Konya büyük şehir belediyesinin kutlu doğum haftası çerçevesinde düzenlemiş olduğu programlardan birine gittim. Aslında gitmek istemiyordum ama Kami sağolsun ısrar etti annemlerede haber verdim annem sever diye. İyikide ısrar etmiş Kami. Program çok hoşuma gitti. Suriyeden bir topluluk gelmiş sema gösterilerini sundular burdakinden çok farklı ve hızlı dönüyorlar bir semazen çok sempatikti sanki kendinden geçiyordu. Meşhur yanımdan ayırmadığım dijital kameramla bir kaç görüntü alabildim yedek hafıza kartı olsaydı daha çok işe yarıyacaktı. Neyzende çok güzel ney sesi dinletti bize. Sadece ney sesini kaydetmiştim ama baktım sema gösterisine geçtiler çekim için yer kalmayınca mecbur sildim sesi.


|

Pazartesi, Şubat 13, 2006

Kurbandan buyana


Bayramdan buyana hiç bir şey yazmamışım. Halbuki o kadar çok şey oldu ki.. Anlatır mıyım pışııııkkk.. sır özel herkese anlatılmaz öyle.. Diyet miyet kalmadı. Devam etmiyorum ama bu hafta devam inşallah çünkü kimi gördüysem zayıflamışsın diyor ee kilolu olduğumu kabullenmek istemesem de bu sözleri duymak hoşuma gidiyor. İlk bıraktığım hafta 550 gr. almışım sonraki hafta 200 gr. vermişim geçen haftada 400 gr. En çok geçen hafta tıkınmama rağmen yinede 400 gr verebilmem beni çok şaşırttı. Yada geçen hafta yediklerim bu haftaya mı devredecek ne:). Bakalım Cuma günü göreceğim yine.


Diyet haricinde şu aralar bende yine bir Mısır’a gitme isteği var. Mısır’da 5-6 ay bir Arapça dersi hiçte fena olmaz. Hemen gitmek istiyorum ama şartlar el vermiyor. Nil Nehrinden içenler mısıra tekrar giderlermiş:) Gerçi genelde şişe suyu içmiştim ama içtiğimiz çaylara kahvelere Nil suyu karışmıştır herhalde. Kendi imkanlarımla şimdilik gidemiyorum bir yardım kampanyası başlatsam bari. Fatma’yı Mısır’a gönderme kampanyası:) fazla istemez 5 aylık için 4-5 milyar yeter bana:)):) Kampanya için kısa bir film hazırlasam bari. Arka planda acıklı ve slov bir parça ana tema öyle mısıra gitme telaşı içinde ama önüne hep engeller çıkan boynu bükük biri ve bir kişide etkileyici ses tonuyla olayı anlatıyor, olayı biraz daha dramatize ediyor:):):) Evet işe yarayabilir denemekte fayda var:) Kampanyaya katılmak isteyen olursa hesap numaralarını verebilirim.

Şaka bir yana Mısır nasıl olsa yerinde duruyor imkanımız olunca gideriz bakalım. Ama kampanya fikride hiç fena fikir değil:) Nasrettin Hoca misali… ya tutarsa:)

Pazar günü yine her zamanki günlerden gibi normal bir seyirinde giderken ne oldu da bir şeyler değişti. Millette bir huzursuzluk. Eşiyle yol ortasında bağrış çağrış tartışanlar, telefonla konuşurken bağıranlar.. Dışardan bir şeyler gözlemlemek pek zevkli .. Allah Allah bu milletteki huzursuzluk ne böyle derken aradan bir saat geçmedi; bu sefer bende. Hem de çocukça bir sebepten. Kendimi tutamadım yol ortasında hüngür hüngür hıçkırık üüüüüüüü başladım ağlamaya. Halbuki genel olarak ağladığımı hatırlamam.Zor ağlayanlardanım son zamanlarda pek sulu göz oldum. Acaba diyorum dolunayın etkisimi:) Efkar dağıtayım arkadaşlarla buluşayım dedim…. oda ne… arkadaşlarda da moral bozuk. 3 kafadar üçümüzün de morali bozuk. Efkar dağıtmak için gezdik tozduk araba içinde tabi. Tamda kar yağışı hızda yapamadık ki şöyle ağız tadıyla. Açtık teybi SON SES araba içinde sallanan 3 kafa:) ama her ne kadar dağıtmak isteseler de moraller bozuk:) bir yerlerde bir şeyler içtikten sonra yok bu böyle olmayacak en iyisi bebek sevmeye gidelim dedik; gittik bir arkadaşa. Onunda morali bozuk. Hayda buda ne? Kimle karşılaşsam kimi görsem morali bozuk. Bir yandan eğlenmeye çalış bir yandan gözler dolu dokunsalar boşalacaklar.

-gözlerin kızarmış
- lensten herhalde kuruluk yaptı (böyle durumlarda gözüme toz kaçtıda denebilir)

tabi tabi şöyle bi yalnız kalıversen gözyaşları oluk gibi akacak. Sebepmi… hiiiçç.. koca bir hiç. Şimdi gülüyorum dünkü halime:) Kendimi şöyle dışardan tarafsız gözlemleyebilsem… öyle bir imkanım olsa … Kimbilir daha nice şeyler bulacağım gülmek için:):)

|

Çarşamba, Ocak 11, 2006

Kurban Bayrami

Ah ah bu sene kurban kesemiyorum ona üzülüyorum. Borçlarımı henüz bitiremedim. Bir yerden kapatsam biryerden açılıyor. Neyse yüzdüm yüzdüm kuyruğuna geldim. İnşallah bir mani çıkmazsa 3-4 ay içinde rahata kavuşacağım.

Eskiden ne neşeli geçerdi bayramlar. Şimdilerde o kadar zevk alamıyorum birşeylerden. Dün kardeşim çarşı iznindeydi günün çoğunu onunla internette görüşmekle geçirdik. Sadece kardeşimle değil teyzemin oğluylada görüştük. Bayramın ilk günü internette çetirdemekle(chat) geçti sayılır. Elektrikler kesilmeseydi daha akşama kadar çetirdeyecektikte elektrikler kesilince muhabbet yarıda kesildi.

Akşamı da topluca akraba ziyaretlerine. Bir akrabamızın eşi izin vermiyormuş bir yere çıkmasına. Erkekler niye böyleki erkeğiz diye bütün hakları kendilerinde görüyorlar. Eşinin akrabalarıyla görüşme özgürlüğünü nasıl kısıtlayabilirsin . Aklım almıyor. Aman aman tahtaya tahtaya.. Kınadığın şey başına gelmeden ölmezmişsin öyle derler. Allah korusun. Herneyse toplandık hadi ziyaret edelim dedik düştük yola. 2 minibüs 2 araba dolusu insan en az 35 kişi:) O kadar sevindiki .. yarışma programlarından bir araba kazansaydı heralde bu kadar sevinmezdi:)

İlk gününü böyle bitirdik.

2. günü sabahı da babamı acile götürdük 2,5 saat hastanede geçti. Neyseki önemli birşeyi yok. Tansiyonu düşmüş birazda ateşi vardı. Serum verdiler röntgen çektiler ilaç verdiler gönderdiler. Bayram günlerinde nöbetçi eczaneler maşallah pek kalabalık. İnsanların birbirlerine sabırları yok. Hiç sevmem tantana çıkaranları. Kimsede güler yüz kalmamış. Bekleyenler eczacılara bağırır eczacılar bağıranlara bağırır:) Bağıranlar çağıranlar.... amaannn.. Nerde kaldı hoşgörü.

Bakalım 3.ve 4.gün neler olacak:) ha bu arada geçen cuma tartılmıştım bir fırsat bulup yazamamıştım. 1 kilo 150 gram vermişim:):):):) Yuppiiii. 2 ay böyle devam edersem süpperr. Diyete devam. Ama bayramda kesin kilo alırım şimdiye kadar 3 kilo 350 gram verdim hepsini geri almasam bari:)

|

Perşembe, Ocak 05, 2006

Sınav

Bizim patron ingilizce kursuna gidiyor. Bir gün hocası geldi fabrikada ziyaret etti. Beni görünce bir sarılmadığı kaldı gördüğüne çok memnun oldu. 3-4 yıl önce benimde bir kaç kere dersime girmişti.Unutmamış. Gerçi uzun dönem gittim kursun demirbaşı gibi biri olmuştum. Neyse hoca allem etti kallem etti beni ve aynı departmandaki diğer arkadaşı da kursa kayıt ettirtti:) masraflar şirketten.En iyi yönüde bu zaten. Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz. Bizde arkadaşla kosgebin sağladığı eğitim yardımından nasıl faydalanabilirizki diye düşünüyorduk. Benim için iyi oldu pratik yapma fırsatım oldu. Çok şey unutmuşum hafızamı tazeliyorum.

Hafta sonları gidiyoruz bol bol konuşma yapıyoruz havadan sudan. Kur geçme sınavı olacağı söylendi. Sınavda pek detaylı birşey soracaklarını sanmıyordum sıradan kur geçme sınavı gibi bişey olur diye düşünüyordum. Sınav zamanı geldi bi baktık ki birsürü kağıt. Bir sürü soru... grammer, reading, listening, translate, ve sözlü.. Neyse öfleye püfleye bitirdim yazılı olan kısmı.Uzun şeyler herzaman sıkar beni.. Sıra sözlüye gelince sözlü odasına bir girdim bizim patron orda. dedim eyvah... bi kekelersek mahvolduk. Hoca sordu ben cevapladım hoca sordu ben cevapladım bazen heyacanlanırsam kekelerim neyseki böyle bişey olmadı gayet rahattım:) Hocanın soracağı soru kalmayınca

H-Hiç bir öğrencime 100 vermedim şimdiye kadar, sanada vermiyeceğim 99 veriyorum
B- Hiç vermediyseniz ilk olsun bari ...
H-Yok kimseye 100 vermem
P- Ondan kestiğiniz 1 puanı bana ilave edin o zaman......
(H-hoca, B-ben, P-patron)

Hoca iyi övüyor beni patronuma. Bidaa nerden bulurum beni patrona övecek birilerini.. Bilmem iyimi olacak bu kurs benim için bakalım sonu ne olacak. Maaşımı etkilese bari:)

|

Salı, Ocak 03, 2006

Diyet bitmedi ki

Bu diyet günlüğü gibi bi hal aldı. Bütün işi gücü bıraktım diyete yöneldim. Bünyem diyete alışmaya başladı. Kilo vermem zorlaşacak heralde. Cuma gününden itibaren çok kaçamak yaptım bakalım bu hafta sonuç ne olacak. Pazar günü kısır yapmışlar.. Dayanamadım patlayana kadar yedim. Dün akşamda arabaşı vardı. Yemek niyetinde değildim ama arkadaşıda davet etmiştim sırf eşlik etmek için zorlaya zorlaya yedim. Aslında fazla yemedim ama akşamları yemeği bıraktığım için ağır gelmeye başladı.Yemeği yeyip arkadaşı uğurladıktan sonra saat gece 10 gibi zar zor kardeşimi ikna edip yakınımızdaki yürüyüş parkına kadar yürüdük bir tur atıp geri döndük.Değilse midemi rahatlatamayacaktım. Havalar soğuk gidiyor. Konyanın ayazı kötü yakıyor. Eve geldiğimde yüzüm yanıyordu sanki ateş karşısında kalmış gibi. Kışın yürümek iyi gelmiyor. Yürüyüş için bahara kadar beklesek mi napsak.

Bayramda diyet miyet yok verdiğim kiloları gerimi alırım bilmem. Bu kadar çektiğim eziyet boşuna gitmiş olacak. Yok yok bayramda kendime izin veriyorum istediğim kadar yicem:)

Diyetten başka hiç bir şey olmuyormu... Oluıyorda şimdi ana tema diyet. Hedefim eski ideal kiloma ulaşmak. 3 yılda aldığım kiloyu inşallah 3 ayda geri veririm:) Eskiden ne çok yerdim yaaa.. yinede diyete ihtiyacım kalmazdı ama eskiden hareketim daha çoktu demekki hareketi keser kesmez kilo almaya başladım. Neyse ki boyum uzunda oradan yırtıyorum. İhtiyacın yok diyorlar diyete .Herkese söylemiyorum kilomu. Ama söylediğim kişilerde devam et diyorlar.. Yapma deselerde yapacam. İnadım inat. Annemde der Fatma kafasına birşey koydumu yapar kimse vazgeçiremez diye:) Geçenlerde bir börek yaptırmışlar. Sıcacıkkk... Üzerine bol tereyağını sürüp yicektim...Üfffffff....Şöyle türüm türüm tereyağıyla ne güzel giderdi ama. Sabrettim :((( Bakalım sabrın karşılığı selametmi. Cuma günü belli olacak yine....

Super counter