Eternal Sunshine of The Spotless Mind
Günlüğüme bu aralar epey bir ara verdim. Yazacaklarım çok ama kelimelere dökecek zaman yok. Suçu zamana atayım bende sıyrılayım. Kimi zaman çok mutlu kimi zaman üzgün çoğu zaman rutin monotonlukta devam ediyor hayat. Kurslarda bitti. Yeni farklı bir kurs bulmak lazım. Tiyatro kursuna gitsem mi ki. “Ölümü demek benim evet dememe bağlı.Öyleyse Evet.Nha ha ha ha”… Kurslarda bitince arkadaşlarla görüşmeler başladı. Her hafta piknik olmuyor oda bir müddet sonra sıkıyor. Şehir içi aktiviteler de sınırlı. Bir gün sinemanın önüne geldik hadi seçelim birine gidelim. Daha öncede yazmıştım sinema sevmediğimi. Sevmiyorum iki saat boyunca karanlık bir odada oturup birşeyleri seyretmeyi. Beğenebileceğim film bulmak zordur. Genelde duygusal komedi türlerini severim. Hem güldüren hem ağlatan. Bilmiyorum ben mi tuhafım ama sinema seyretmektense su sesini dinleyip rahatlayabileceğim yerlerde zamanımı geçirmeyi yeğlerim.
Bu kadar laf kalabalığı yaptıktan sonra geçenlerde izlediğim sinema ya gelelim. “Eternal Sunshine of the Spotless Mind” Film 2004 yılının ama Turkiye’ye niye geç geldi bilmiyorum. Her ne kadar filmi ilk yarıda sıkıcı bulduysamda ikinci yarıda taşlar yerine oturdukça ve bende olayı anladıkça film hoşuma gitmeye başladı. Olayın kahramanı iki sevgili. Her ilişkide olduğu gibi cicim aylarından sonra acı, mutsuzluk yaşamaya başlanınca sevgililerden biri sevdiğini hafızasından silmeye karar verir. Hafızadan silindiğini öğrenen diğer sevgilide acı çeker ve hafızasından silmeye karar verir. Bu sildirme esnasında pişman olur ve sevgilisinin beyninden silinmesini engellemek için hafızalarında başka yerlerde saklamaya çalışır. Ama nafile sevgilisi hafızasından tamamen silinir. Fakat bir tren yolculuğu esnasında yine tanışıp aşık olurlar. İlişki sil baştan yine başlar. Fakat hafıza sildirme kliniğinde çalışan sekreterde doktoruyla yaşadığı yasak aşkını hafızasından sildirdiğini öğrendikten sonra tüm kayıtları tek tek hafızasını sildirenlerin adresine dağıtır. Herhalde filmin konusu “Sevdiğin kişiyi hafızandan silsen de aşkını silemezsin” olsa gerek.



